Pasta.. Mola

pasta

Başkasının dünyasını yargılamak, kararlarını, seçimlerini sorgulamak kolaydır. Ama öyle yapmasaydı o zaman bunlar başına gelmezdi, şöyle düşünseydi bunlar olmazdı..kolaydır akıl vermek, akıl yürütmek. Sonucu gördükten sonra başka sonuçlara ulaşabileceği ihtimalini söylemek ama seçimleri yüzünden ulaşamadığını anlatmak kolaydır.

Kendi hayatımızda ise bazıları için o kadar kolay değil kendi seçimlerimizin sonuçlarıyla yüzleşmek, bazıları için ise yüzleşmemek bilinçli bir seçim.

Bilinçli bir tercih değilse yüzleşmemek, pişmanlık varsa derinde bir yerde, karşısına çıkar bazen iş, evlilik, yaşam kararlarını farklı vermiş olduğumuz paralel evren anları.. Her şey yolunda giderken zaten aklına gelmez de, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda bazen dürter anılar o seçimi yaptığımız, o kararı verdiğimiz anlar..Ya ilk aşkımla evlenseydim der kimi, ya tıp değil de öğretmenlik okusaydım der biri, Bursa değil de İstanbul’da işe girseydim der biri..

Ben kendi hayatıma bu bakış açısına yer vermemeye, izin vermemeye çalışıyorum. Bazen benim dışımda birileri gelip der bana; ya o işten ayrılmasaydın, ya şu işe hiç bulaşmasaydın, ya izmir de yaşasaydın..en sevmediğim laflar bunlar. Çünkü pişmanlık hissi var bunlarda. Pişmanlık hissi de insana iyi gelmeyen, içini karartan, basan, yoran, içindeki enerjiyi emen bir his. Ben artık yolculuğun içinde engebeler, sıkıntılar, zorluklar olsa da, aşıp daha güzel yerlere devam edebileceğimi biliyorum. O zorluğun bir sebeple karşıma çıktığına inanıyorum. O zorlukla harmanlanınca o yolculuğun sonundaki keyfin başka olacağına inanıyorum. Yolculuğumu seviyorum.

Şimdi o resimdeki koca pastayı yediysem pişman olmayıp tadını çıkarmayı seçenlerdenim…

 

 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir