Kızkardeşlerime; Öfke Dansı Mola

öfke dansı

Bir kitabı henüz yarılamadan “işte aradığım kitap bu” dediğiniz oldu mu?

Psikoloğa gittiğimi sanırım bir sağır sultan duymamıştır. Hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri olduğunu düşünüyorum, o yüzden sürekli ve her yerde söylüyorum. Hayatımda kendim için, ailem ve sevdiklerim için yaptığım en iyi şeylerden biri bu..Biliyorum imkanlar kolay değil, ama inanın hayatınızdaki bir çok harcamadan çok çok çok daha değerli..

Onun önerdiği bu kitap ise döne döne, defalarca okumak istediğim cümlelerle dolu;
Dr. Harriet Lerner’in Öfke Dansı

Henüz yarısına gelmesem de, okuduğum kadarını paylaşma isteği doldu taştı. Sanırım blog yazmanın getirdiği bir duygu bu, işine yarar ve başkalarına da iyi geleceğini düşündüğün şeyi bir an önce, vakit kaybetmeden paylaşmak istiyor insan.

Kadınlar için yazılmış bu kitaptan kısa kısa cümleler yazacağım, tüm kızkardeşlerime iyi geleceğini biliyorum..Özellikle öfkesini bastırmaya çalışan, bağırmak isteyip bağırmayan ya da kendini bağırırken bulup sonra niye böyle yapıyorum diye üzülen, kendini kötü hisseden, kendine ait değilmiş gibi ama kendinden gelen, yerine tam oturmuyormuş gibi hissettiren bu duygu..işte öfke

…Öfke bir işarettir, hem de önemli bir işaret..Öfkemiz, başa çıkabileceğimizden çok daha fazlasını yaptığımızı ya da verdiğimizi gösteren bir işaret olabilir. Ya da öfkemiz başkalarının bizim için,kendi gelişimimiz ya da yeterliliğimiz pahasına çok fazla şey yaptıklarına dair bir uyarı olabilir. Tıpkı fiziksel acının elimizi sobadan çekmemizi gerektirdiği gibi, öfkemizin getirdiği acı da benliğimizin bütünlüğünü korur…

…Öfke haklı ya da haksız, anlamlı ya da yararsız değildir. Öfke sadece vardır. “öfkemde haklı mıyım?” diye sormak “Susamaya hakkım var mı ki? Ne de olsa daha 5 dakika önce su içtim, demek ki susamaya hakkım yok. Zaten şu anda su içmeyeceksem susamanın ne anlamı var?” demeye benzer..

…Öfke duymak bir sorunu işaret etse bile, öfkeyi açığa vurmak sorunu çözmeyecektir. Öfkeyi açığa vurmak, ilişkideki eski model ve kuralların korunmasına, hatta bunların daha da güçlenmesine ve dolayısıyla değişimin gerçekleşmemesine yol açabilir…

…Bildik öfke yönetimi yöntemleri işimize yaramıyorsa, büyük olasılıkla aşağıdaki iki kategoriden birini uygulamaya başlarız: “İyi kız” kategorisinde ne pahasına olursa olsun öfkeden ve çatışmadan kaçınmaya çalışırız. “Şirret” kategorisinde ise kolayca öfkelenmekle birlikte, etkin olmayan ve yapıcı bir çözüme ulaştırılmayan kavga, yakınma ve suçlamalara girişiriz…

…Öfkemizle başa çıkmakta ne kadar becerikli olursak olalım, ne diğer insanın bizim istediğimiz şekilde davranmasını ya da düşünmesini sağlayabiliriz, ne de adaletin her zaman tecelli etmesini bekleyebiliriz. Etkisiz kavgadan uzaklaşmanın tek yolu, diğer insanı değiştirebileceğimiz ya da kontrol edebileceğimiz fantezisinden vazgeçmektir. Gerçekte sahip olduğumuz gücü, yani kendimizi değiştirme ve kendi adımıza yeni ve farklı bir eylem şekli benimseme gücünü ancak o zaman kullanabiliriz..

…Kendini gözleme, kimi kadınların uzmanlaştığı kendini suçlama ile aynı şey değildir. Kendini gözleme, diğerleri ile kendimiz arasındaki etkileşimi görme ve diğerlerinin bize karşı davranışlarının, bizim onlara davranışlarımızdan etkilendiğini anlama sürecidir. Diğer kişiyi farklı hale getiremeyiz, ama biz kendimiz farklı bir şeyler yaptığımızda, eski dans artık alışılmış şekliyle devam etmeyecektir…

…Suçlama Oyunu: Bu “ilk kim başlattı?” oyunudur yani her ikisinin de davranışından kimin sorumlu olduğunu bulma amacıyla, dizinin başlangıcını arama çabası. Ama biz bu etkileşimin aslında, eşlerden birinin davranışının, diğerinin davranışını koruyup kışkırttığı döngüsel bir dans olduğunu biliyoruz. Döngüsel dansın başı ya da sonu yoktur. Dansı kimin başlattığının önemi de yoktur. Burada asıl önemli soru şudur: “Bu danstan nasıl çıkarız?”

Size tanıdık gelen şeyler oldu mu?

*görsel pinterest.com’dan alınmıştır.


Yorumlar

  1. öfkeyi dışa vurmak mı hazmetmek mi doğru olan acaba?
    Bazen de kine dönüşebiliyor sanırım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir