Bebek

 

Ben Ayda doğduktan sonra, yaklaşık 6 aylıkken sevgili Blogcu Anne ve Çalışan Gebe‘nin başlattığı Emzirme Reformu hareketinde gönüllü olarak çalışmaya başladım, hem de epey aktif çalıştık. Buralardan başka şehirlere mi gitmedik, değişik yerlerde aktiviteler, farkındalık çalışmaları mı düzenlemedik. Bunların hepsini, Emzirme Reformu ile ilgili yaptıklarımızı siteden de görebilirsiniz http://emzirmereformu.com/
Bir farkındalık yarattığımızı düşünüyorum. Her ne kadar şu anda aktif olarak bir şey yapmıyor olsak da gönüllerimiz bir ve Emzirme Reformu gerekli demeye devam ediyoruz, annelerin, özellikle çalışan annelerin hakları ilk 6 ay sadece anne sütü vermeye uygun düzenleninceye kadar. Çünkü bu bir hak, henüz Türkiye’deki kadınlara verilmemiş ama sahip olmaları gereken..

Ve fakat herkesin özelinde, her annenin özelinde emzirme konusu çok farklı seyrediyor, farklı ihtiyaçlar, farklı hikayeler ortaya çıkıyor. Kimi bilerek ve isteyerek, sadece anne sütü ile değil mama ile birlikte devam ederken, kimi mecbur kaldığı, sütü yetmediği için mamaya başlayabiliyor. İlk bebeğimi büyütürken içinde olduğum anne gruplarında, topluluklarda gördüm ki annelerin bir kısmı bu konuda çok yaralı ve kendini kötü hissediyor. “İlk 6 ay sadece anne sütü” söylemi bir bilinç ve farkındalık yaratmaya çalışırken, zaten bu bilinçte ve farkındalıkta olup da bunu yapamamış annelerde üzüntü ve suçluluk duygusu yaratıyor. Bir annenin hele de ilk defa anne olmuş, lohusalık yaşayan bir kadının, bir de toplum ve toplumdaki diğer anneler tarafından ” anne sütü” ile ilgili böyle bir baskı, suçluluk, eksiklik hissettirilmesi beni “biz nerde yanlış yapıyoruz” diye düşündürtmeye başladı. Evet ilk 6 ay sadece anne sütü olsa iyi olur ama olmayabilir,olmazsa da dünyanın sonu değil. Çocuğunuza mama vererek kötülük yapmış olmuyorsunuz. Siz eksik anne değilsiniz. Anne sütü vermek ile “annelik” bitmiyor. Hatta anne sütü işin en basit, belki de en önemsenmeyecek kısmı. Bunu da ancak bebeğiniz büyüdüğünde, başka ihtiyaçlarını gördüğünüzde anlıyorsunuz. Emzirmek “”bence” çok güzel, bebeğinizle aranızda çok “özel” bir bağ. Ama eğer emzirme ile ilgili sıkıntı yaşamış, süt verememiş veya az verebilmiş iseniz, bu bağ bebeğinizle sizin aranızda yok demek değil. Siz de başka şekillerde o bağı bebeğinizle kuruyorsunuz, belki de daha yoğun, daha fazla..Bu her anne-bebeğin özelinde bir durum ve emzirme ve anne sütü ile kısıtlanacak, ölçülebilecek bir şey değil.

Gelelim benim anneliğimde, ikinci bebekle birlikte “anne sütü” ile ilgili geldiğim duruma. Bebeğim 6 aylık olmak üzere. 4-5 ay arası, uykularının beni çok zorladığı, saat başı uyanıp emdiği, uykusuzluktan gündüzleri hayalet gibi gezdiğim(uykusuz anneler kulübü üyesi olarak sıkı çalıştığım) bu dönemde acaba gece doymuyor mu diyerek biberonla ve kaşıkla mama verme girişimlerim oldu, olmaya devam ediyor. Çünkü biliyorum ki benim uykum, uykumu tam almış olmam, anne olarak her iki çocuğum için daha hayırlı. Uykusuz insan sabırsız, mutsuz, keyifsiz.. ve ben her saat başı emzirerek ona fayda sağlayacağımı düşünmüyorum aksine bence o da uykusunu tam alamadığı için mutsuz ve huysuz. Eğer acıktığı için saat başı emmek ise sorun, mama ile bunu ortadan kaldırmaya niyetliyim. Değilse de babasına veya şu anda yanımızda olan anneannesine biberonla mama verdirerek ben biraz daha uyuyabilirim. Henüz bu konuda hanfendiyi ikna edemedim ama çalışmalarım devam edecek.


Yorumlar

  1. Benimde 5 aylık oğlum var. Ben hala emziriyorum. Mama da vermiyorum. Ama size tamamen katılıyorum. Bazen ihtiyaç duyuyorum. Gece çok uyandığında bende uykumu alamadığım da yorgunluk ve uykusuzluktan o gün sütüm azalıyor. Çok yaşamıyoruz bu durumu ama mamaya ihtiyaç duyuyorum. Bende bloguma beklerim. Üzerinde çalışıyorum hala :)
    http://icimdenngeldi.blogspot.com/ :) :) beklerim.
    MUTLU YILLAR :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir