Börek maşası Anne / Yaşam

börek maşası

Keşke dedi evlenirken börek maşası bulacağım diye kendimi paralamasaydım. Ama ben böyle öğrenmiştim; börek maşası ayrı, pasta maşası ayrı olmalıydı..Annemin halaları gelince bunlara bakarlardı. O kadar mühim bir konuydu ki annem için, pastayı düzgün kesemezse yiyeceği bakışlardan korkar, her geldiklerinde pasta servisini bana yaptırırdı. Onun görevi kadınlık, kadınlık da temiz bir ev,  güzel yemekler ile donanmış bir sofra, ütülü gömlekler..

Çok eski bir arkadaşım annesinden öğrendiği “kadınlık” ile başladığı evliliğini kendi kadınlığı ile bitirmeye karar verdi. Onun için artık önemli olan misafir gelince evin nasıl göründüğü değil. Evi kendim için temizliyorum dedi. Kirliyken gelen kirli bulacak, benim evimin temizliği ile ilgileniyorsa zaten umrumda değil,gelmesin.

Bizden önceki nesil yani bizlerin anne-babaları arasında kaç çift biliyorsunuz mutlu, gerçekten mutlu bir evliliği yürüten? Çoğunlukla mutsuz ama 30-40 yılı devirmiş çiftler ordusu.. Çünkü kol kırılır yen içinde kalır, ne olursa olsun boşanılmaz, mutsuz olsan da dışarıya hiç sorun yansıtılmaz. Aynı arkadaşım dedi ki ama iyi ki öyle yapmışlar, bize yansıtmamışlar. Ben öyle düşünmüyorum. Hiçbir zaman kendileri olamadılar, bize de “senin için yaşıyorum bak senin için buna katlanıyorum” u hep hissettirdiler, öğrettiler. Hayat onlar için “kendini unutup çocuğun için katlanmak”tı. Biz ise bunun sancısını hep hisseden ama bu işte bir terslik var diyen çocuklardık.

Büyüdük ve bunda bir terslik olduğunu çocuğumuz olunca daha da iyi anladık, boşandık..(ben değil ama benim jenerasyonum için bu cümleyi kuruyorum). Boşanmanın sancılı sürecini, ağır yükünü, yalnız olma hissini içindeki bastırılmış,”katlanan”  kıza kabul ettirmek herkesin harcı değil, bazen kolay olan boşanmamak, düzeni olduğu gibi devam ettirip, yanlışları ve eksiklikleri ile yürütmeye çalışmak..ama işte kolay olan hem kendin için,  hem eşin hem de çocuğun için doğru olan seçim mi?

Güçlü olduğunu, tek başına olsa da yalnız kalmayacağını, daha çok seveceğini ve sevileceğini, kabul görmeye devam edeceğini, “dul” değil ”bekar bir kadın” olarak hayatına daha mutlu devam edeceğini içinde yaşadığın karmaşada hissetmen kolay değil, biliyorum..Ama bu adımı atan ve “yeniden doğuşu”nu izlediğim o kadar çok arkadaşım var ki..Onlar yapabildiyse sen de yapabilirsin. Hiçbir şeye hiç kimse için katlanmak zorunda değilsin. Hatta “katlanmama”nın doğruluğunu çocuğuna öğretmekle yükümlüsün.

Bize aktarılmış kodları değiştirmek bizim elimizde..Börek maşası ile pasta da servis edebilirsin kek de..O maşanın olmaması aslında senin için hiçbir zaman sorun olmamıştı da..

 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir