Borçlu çocuklar şehri Anne / Çocuk

öfke dansı

Hepimiz fedakarlığın ne de güzel, ne de iyi bir şey olduğunu öğrenerek büyüdük. Fedakarlık iyi kalplilikti, bencil olmamaktı, ince düşüncelilikti, güzel insan olmanın yollarından biriydi. Annemiz, babamız bizim için nelere katlanmış, neleri feda etmişti? Kimi işe gitmiş bizim için çalışmış, kimi evde saçını süpürge etmiş, kimi hiç sevmediği adama/kadına sırf bizim yüzümüzden katlanmış, kimi o arabayı almamış, kimi de otobüse binmeyip yürüyerek işe gitmişti…Fedakarlığın ölçütü olmazdı. Çünkü anne-baba olmak esas olarak fedakarlıktı. Böyle böyle borçlandık, borçlandık, borçlandık…

Borçlu çocuklar şehrini doldurduk. En büyük borcu tabi ki anne-babasınaydı ama bu çocuklar büyüdükçe başkalarına da borçlanmaya devam etti; onun için fedakarlık yapan herkese; eşine, iş arkadaşına, dostuna, kardeşine…Kendi de bolca fedakarlık yapmaya çabaladı, çünkü ona da birileri borçlansaydı,, o da iyi bir insan olsaydı, güzel bir insan…Bu düzen böyle gitseydi..Ta ki borçlandırdığı biri ona “iyi de ben senden bunu yapmanı istemedim ki” diyene kadar, bu düzenin çarklarından biri olduğunu fark etmedi. Tabi ya, o senden bu fedakarlığı istedi mi? Sordun mu “bak senin için bunları bunları yapıyorum, sonra şunlardan vazgeçiyorum, senin için bak senin için!

Geçenlerde ünlü bir TV sunucusunun bir paylaşımında görünce işte dedim, borçlu çocuklardan biri daha;”Dünya güzeli annem, vefakar, fedakar, kendini çocuklarına adamış..” diye devam eden bir doğumgünü dileği idi. O günden beri takıldım “fedakarlık” kısmına. Neyi feda ediyorsun sen çocukların için? Bunları dile getirmesen de şöyle bir hissin var mı?

-Senin için çalışıyorum, sana daha iyi bir gelecek için..

-Senin için çalışmıyorum evdeyim, senin yanında olmak için..

-Senin için burda oturuyorum, bu okula gidesin diye..

….Bu örnekler değişir, his değişmez. “senin için” diye bir şeyi yapıyorsak, düşünüyorsak, o his o çocuğa geçer. Omzuna tüm bu yükler yüklenir. Sonra o yüklerin altında ezilir. Oysa o senin hayatın, senin kararın, sorumluluğu da sonuçları da senin yükün. Neden yükünü aktarıyorsun? Neden “senin” istemediğin şey ise yükleniyorsun?

Çünkü annelik fedakarlık değildi. Çünkü çocuklar sadece senin hayatına eşlik eden misafirlerdi. Sana aslında hiç bir borcu olmayan, özgür ve hafif..

 

 


Yorumlar

  1. Hasret Aydemir diyor ki: Ocak 8, 2016 at 2:07 pm

    Bence insan herşeyi kendi için yapar. Birine iyilik bile yapıyorsa kendi içindir. Kendini mutlu etmek icin yapar, vicdanını rahat ettirmek için yapar, Allah’ın rızasını kazanmak için,cennete gitmek için yapar. Çocuğa yapılan da böyle. Çocuğu mutlu olunca kendi de mutlu olur çünkü. Çocuğu rahat olunca kendi de rahat… Ya elalem ne der diye, ya bak ne kadar iyi desinler diye ya da ya da… Temele inince herşeyi kendi için yapar insan. Yaradiliş böyle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir