Biri sana inanana kadar anlat! Anne / Çocuk

Kızımın okulunda Uzm. Psk. Sedar Ertaş tarafından çocuklara cinsel eğitim dersi verildi. Aynı günün akşamında biz velilerle de konuyla ilgili bir söyleşi yapıldı. Her sene, yılda 1 kez sınıflar birleşmeden her sınıf seviyesi için yaş gelişim özelliğine göre bu eğitimin yapılacak olması beni çok mutlu etti. Sadece çocuklar açısından değil cinsellik konusunda “tabu”larla yetişmiş nesilden bir veli olarak kendi açımdan rahatladım. Bu konuları nasıl konuşmak gerektiğinin donanımlı ve deneyimli bir uzman tarafından anlatılması “ebeveyn” olarak bana iyi geldi.

Cinsellik konusunda eğitim verilmeye alışık değiliz. Yurtdışında yaşayan arkadaşlarım okullarda bu eğitimin onlar çocukken de verildiğini anlatırdı. Sedar Bey söyleşinin başında “İlk cinsel bilgileri nerden edindiniz?” sorusunu sorduğunda kesinlikle annemden değil diye düşündüm. Bizim ailemizde bu konular hiç bir zaman konuşulmadı. İlk cinsel eğitimimiz sanırım “Yalan Rüzgarı” veya “Cesur ve Güzel”deki öpüşme ve sevişme başlangıcı kurgusu olan sahnelerdeki hayal gücümüz ile gelişti. Çocuk aklımızla o sahnede ne düşünürdük ki ; dudaklar değer ve acaba bundan sonra ne yapılır??

Erkek çocuklarına bu konularda “yanlış” da olsa bilgi verme arzusuyla dolu olan bir “ağabey, dayı, amca” grubu varken kız çocuklarına karşı ne yazık ki “öğrenirse başımıza bir iş gelir” bakış açısı var. İşte söyleşinin başında tam da bu konuda “öğrenmezse başına bir iş gelir” diye bakılması gerektiğini anladım. Erkek veya kız hiç fark etmez, çocuğunuza cinsellik konusunda doğru bilgileri sunmazsanız, çevreden, internetten, arkadaşlardan yani herhangi bir yerden edindiği yanlış bilgilerin farkına varamaz, muhakeme edemez, sorgulayamaz. Oysa siz doğru bilgileri verirseniz, o söylenen, abartılan yanlış şeylere takılmayacaktır.

Cinsel eğitim verilirken ilk dikkat edilmesi gereken hususlar;

  • Cinsel bilgilendirme ve eğitim ve yaşa göre verilmeli
  • Okul öncesi, ilköğretim (ergenlik öncesi) ve ergenlik dönemi olarak ayırmak kolaylık sağlar
  • Çocuğun ihtiyaç duyduğu veya bilmesi gerekli olan kadar bilgi verilmeli
  • Kültürel farklılıklar unutulmamalı

Her ne kadar biz yetişkinler bu konuda engin bilgilere sahip olsak da çocuğumuzdan gelen bir soruda tüm o bilgileri önüne sermemiz doğru değil. Onun yaşına göre, anlayacağı şekilde, detaya girmeden ve politik olarak soruları cevaplayın diyor Sedar Bey. Yani bazen gerekiyorsa cevaplıyor gibi yapıp aslında sahip olduğunuz bilgiyi değil sadece yeterli olan bilgiyi verin. Her yaş gubu/sınıf  için bu eğitimde verdikleri bilgilerden bize de kısaca bahsetti. 1. sınıfa giden çocukların penis ve vajina derken şu an okuma/yazmayı yeni öğrenen bir kitle olarak “penis mi tenis mi, p ile mi t ile mi” konusuna takıldıklarını, vajina kelimesini de balinaya benzettiklerini söyledi. İşte çocukların bu kelimelere yükledikleri anlamlar bu kadardı. Oysa bizim için söylemesi ne kadar zor kelimeler, hala da etrafınızda büyükleriniz varken kol, bacak dediğiniz rahatlıkla “penis, vajina” diyebiliyor musunuz? Ben diyemiyorum.

Ergenlik bu eğitimin kritik önem taşıdığı dönem. Ergenlikte zihinsel ve duygusal gelişim şu şekilde;

  • Soyut düşünme yeteneği gelişir
  • Konuşma anlatma becerileri gelişir
  • Mecaz anlamları ve mizah kullanma yeteneği gelişir
  • Karşısındaki kişinin duygularını da anlama ve önemseme yeteneği yani empati gelişir diyor Sedar Ertaş.

Ve tüm bu soyut düşünme yeteneği 18 yaşına kadar gelişim gösteriyor. Empati yeteneğinin gelişimi karşısındaki incitmemeye dikkat etmek açısından çok önemli. İşte bu yüzden ergenliğe girer girmez çocukların aklından hiç gitmeyen “ben ne zaman sevişeceğim” sorusunun cevabı 18 yaşından sonra diyor Sedar Bey.

Ergenlik dönemindeki yaş gruplarında mastürbasyon konusuna da eğitimde değindiklerini söyledi. Mutlaka çocukların özel odaları olmalıdır, mastürbasyon yeri banyo veya tuvalet değil, odalarıdır diyor. Kapılarını kilitleyebilirler ve biz ebeveynler de onların bu mahremiyet alanına saygı göstermeliyiz. Belki de söyleşide en garibimize giden “Bu çocuklar da bir gün sevişecek” cümlesini hazmetme kısmı oldu. Evet sevişecekler, mastürbasyon yapacaklar ve biz onların “sağlıklı” bir cinsel hayat bilgisine, deneyimine sahip olmalarında yol göstereceğiz. Buna hazırlık yapmak, bu konularda bilgi paylaşma konusunda hazır bulunmak da ebeveynlik görevimiz. (kızım sana söylüyorum gelinim sen anla-konudan kaçış yok diyerek kendime not almak istedim)

Cinsel bilgilendirme eğitiminde her yaş grubunda istismar, kendini koruma, kötü dokunuş gibi konulara da değiniyorlar. Türkiye’den acı gerçekler; cinsel istismara uğrayan çocukların %80 i tanıdıkları tarafından istismara uğramış. Çocuklara eğitimde özel bölgelere kimsenin hatta anne-babanın bile izin almadan dokunamayacağı, ayrıca makas alma, saç okşama gibi çok masumane yaklaşımların bile çocuktan izin alarak yapılması gerektiğini anlatıyorlar. Sırf annenizi-babanızı tanıyor diye biri gelip yanağızdan makas alsa hoşunuza gider miydi? Bunun çok normal bir davranış olarak görülmesi de çocukta “demek ki benim vücuduma benden izin almadan dokunabilirler” algısı yaratabiliyor. Tehlikeli!

Çocuklara biri size kötü dokunursa “bir garip hissedersiniz, böyle midenizde bir şey olur, bu sizi iyi hissettirmez, mutsuz eder” diye anlatıp tacizin hissini tasvir etmeye çalışıyorlar ki yaşarlarsa farkına varsınlar. Bunu fark edince de “HAYIR” diye bağırmalarını istiyorlar. Hatta sınıfta topluca hayır diye bağırma çalışmaları bile yapmışlar.

En acı bölüm, çocukların tanıdıkları tarafından istismar edildiklerine ailelerin inanmadığı gerçeği…Bu eğitimde size biri inanana kadar anlatın diyorlar. Annen inanmazsa babana, onlar inanmazsa anneanne, dede, babaanne, hala,teyze, amca, dayı kim var ise ona, okulda öğretmenlerinize hiç kimse inanmadıysa “beni doktora götürün hastayım” deyin, gittiğiniz doktora anlatın diyorlar. Çocuklarımıza her ne olursa olsun onlara inandığımızı, onların hep yanında olacağımızı hissettirmek zorundayız, umarım başarabiliriz. Bunu hissetmeyen çocuk hiç bir şeyi anlatmayacaktır.

İnternet kullanımında tehlikeli alanlara da değindi Sedar Bey. Eğer internette bir şeyler yapmasına izin veriyorsanız, ne oynadığına, ne izlediğine mutlaka hakim olmak zorundasınız. Oyunlarda şiddet bile olmamalı diyor. Bazı oyunlarda başkaları ile sohbet etme alanı var ise çok riskli, oradan çocuğa istediğini yaptırma ve korkutarak taciz etme durumları ile karşılaşılıyormuş. Kısacası eline tableti, telefonu verip bırakmak çok yanlış, internette her alan kontrolümüz altında olmak zorunda.

Bu güzel söyleşiden aklımda kalanlar bunlar… Ben çok faydalandım, umuyorum doğru anlamış ve anladıklarımı doğru aktarabilmişimdir.

Tüm okullarda, bütün çocuklarımıza bu önemli eğitimin verilebilmesi dileğiyle…

Sedar Ertaş‘a ve bizleri her fırsatta değerli uzmanlarla bilgilendiren okulumuza çok teşekkür ederim.

 

 


Yorumlar

  1. Özlemden diyor ki: Aralık 21, 2016 at 8:47 pm

    9 yaşındaki oğlumu cinsel içerikli bir video izlerken yakaladım. Nasıl davranacağımı bilemedim. Bu konuda bilginiz var mı ? Nasıl tepki göstermeliyiz Ne yapmalıyız ?

  2. […] Fide’de bir cinsel eğitim seminerine katılmıştım geçenlerde. Semineri veren Psikolog Sedar Ertaş, Danimarka’dan bir örnekle giriş yaptı konuya… (Seminer notlarına Peri, blogunda yer vermiş) […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir