Bana “Caitlyn” de! Blog / Yaşam

caitlyn jenner

Düşünüyorum içten içe bu adam 65 yaşında neden böyle bir şey yapmış olabilir. Ailecek harika bir pazarlama ürünü olan Kardashian’ların babası; eski adı ile Bruce Jenner, yeni adı ile Caitlyn Jenner’dan bahsediyorum. Size bir şey itiraf etmek istiyorum, ben Kardashian’ları eskiden sıkça izliyor-dum. neler yapmışlar, daha ne kadar saçmalayabilirler, bir insan hayatını satarak nasıl milyoner olabilir, insanlar neden bunu alır, magazin malzemesinden nasıl iş kadını olunur, bakıp bakıp kafamda deli sorularımla ve hayretlerimle.. Eskisi kadar boş vaktim olmadığından çok sıkı takip edemesem de denk geldiğimde kaçırmıyorum. Maalesef ki sosyal medya sebebiyle rol model olduklarını, sosyal medya ve internette hayatını “sınırsızca!” paylaşarak “ünlü”, “celebrity” olma ekolünün idolleri olduklarını düşünüyorum. Yine de henüz Türkiye’de bir Kardashian çıkabilmiş değil, o da yakın zamanda olur. Neyse burası ayrı bir yazı konusu…

Adamın sanıyorum 6 çocuğu var, 3 evlilik yapmış. Dünyaca ünlü bir atlet, Olimpiyat rekorları var. Ve yıllar sonra 65 yaşında kamunun gözü önüne serilmiş hayatları yaşarken, cinsiyet değiştirmeye karar veriyor. Ve yine bunu da harika bir pazarlama malzemesi olarak gözler önüne seriyorlar diyordum ki geçtiğimiz günlerde denk geldiğim kendi özel şovu olan yayında kendisi gibi olan değişime cesaret edemeyen, hissettikleri yüzünden sıkıntı yaşayan, baskı gören (Amerika’daki) insanlara destek olmak amacıyla bu yayınları yaptığını anlayınca önyargılı halimden utandım. Evet bu değişimin pazarlanma aracı olması hoşuma gitmemişti ama gerçekten birilerine yardım etmek, birilerine umut vermek istediğine inandım.

Sonra Facebook’da eski bir arkadaşımın LGBT hakları ile ilgili bir paylaşımda, dini sebeplerle ailelerin bunu desteklememesi gerektiğini söylediği bir yoruma denk geldim. Bence aileler çocukları ne olursa olsun yanlarında olmalılar dediğimde ise, yanlış yolda olduğumu söylemeye getirdi. Neyse ki kendisiyle evlenmedik, Allahıma bin şükürler olsun :)))

Başka bir eski arkadaşım ise yıllaaar önce, çocuklarımız henüz doğmamışken, kızının lezbiyen olmasına göz yumabileceğini ama oğlu olursa gay olmasına asla tahammül edemeyeceğini söylemişti. Buna da şaşırmamıştım çünkü zaten kendisi ” sadece” kadının evde ev işlerini yapmakla yükümlü olduğuna inanan, “anne” kutsal martavalları okuyup her fırsatta ezen ataerkil düşünce yapısında, “gömleğimi ben mi ütüleyeceğim tabi ki eşim ütüler” kafasında birisiydi. Şimdi bir kızı var, hala aynı düşüncede mi bilmiyorum.

Tüm bu beni rahatsız eden görüş ve düşünceler içimi hepsinin suratına avaz avaz çemkirme isteği ile doldururken, bir yanda da cılız bir şekilde derinden gelen o sese de yanıt veremedim. Sen olsan ne yapardın? Caitlyn Jenner’ın TV şovunu izlediğim bölümde 14 yaşında bir erkek çocuk hayatına kız olarak devam etmek istediğini ailesine bildirmiş, ailesi ona destek olmuş ama girdiği depresyon ve cinsel kimlik bunalımı yüzünden dayanamamış intiharı seçmiş bir küçük çocuk..Ailesi bunu fark ettiği zamandan itibaren onun yanında olmuş.

Sen olsan ne yaparsın? Onu olduğu gibi kabul eder misin? Yoksa hasta olduğunu düşünüp iyileştirmek mi istersin. Hadi sen kabul ettin, böyle bir toplumda yaşayabilir mi? Cinsiyet değişimini bırak, fikrini değiştirmenin bile kabul edilemediği bir toplumda hayatına “mutlu” devam edemeyeceğini bile bile “tamam böyle devam et” demek bir ebeveyn için mümkün mü? Şu an bunu yazarken benim gibi içinden “Allah korusun” demeyen kaç kişi var? Normal (yani bizlerce inanılmış, kabul edilmiş normlarda) olsun, sıradan olsun, zorluk yaşamayacağı bir hayat şekli olsun..

İzlediğim bölümün sonunda Caitlyn Jenner’ın annesi şöyle diyerek bitirdi; “O beni hep gururlandırdı, Olimpiyat Madalyası’nı aldığında çocuğum için bundan daha fazla gurur duyamam diye düşünmüştüm ama şimdi her şeye rağmen istediği gibi yaşama cesaretini görünce asıl şimdi onunla gurur duyuyorum. Ben diyeyim 90, sen de 100 yaşındaki bu teyze bunu söyleyebiliyor da benim içim, hala böyle bir şey olma ihtimalini bile kabul etmek istemiyor. Sözde çocuğuna saygı duyan, her zaman ne olursa olsun onun kararlarını destekleyeceğim diyen ben, hayatını zorlaştıracak seçimleri olmasını istemiyorum.

Yine de, istemesem de, her zaman orda, yanında olacağım, onu elimden geldiğince koruyabildiğim her türlü kötülükten, kötü düşünceden koruyacağım. Sen nasıl mutlu oluyorsan ben de orda senin yanındayım diyeceğim.

Diyeceğim ama bir yanım hep mutluluğu en kolay şekliyle, en acısız haliyle, en korunaklı biçimde yakalaman için dua edecek.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir